Malatya Büyükşehir Belediyesi, Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi, İnönü Üniversitesi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ve Malatya İktisadi ve Sosyal Araştırmalar Derneği işbirliğinde “Dönüşen Dünyada Ailenin Geleceği” konulu çalıştay programı gerçekleştirildi.
Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programa Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, Malatya Kent Konseyi Kadın Meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, akademisyenler ve üniversite öğrencileri katıldı.
Çalıştay öncesi panel başlıkları
Sami Er: Aile stratejik bir mesele
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının akabinde başlayan programda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, modern çağın teknolojik ilerleme, dijitalleşme, küreselleşme ve bireyselleşme gibi dinamiklerle aile kurumunu derinden etkilediğini belirtti. Er, ailenin yalnızca aynı çatı altında yaşamak değil; nesiller arası değer aktarımı ve kültürün taşıyıcısı olduğunu vurguladı.
Hasan Batar: Aile bizim son kalemizdir
Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Dr. Hasan Batar, ailenin geleneklerin, göreneklerin, sabır ve sebatın ilk öğrenildiği yer olduğunu; değişen dünya, teknoloji, küreselleşme ve sekülerleşmenin etkisiyle aileye yeterli önemin verilemediğini ifade etti.
Modern çağın hızla değişen şartlarının ve tüketim alışkanlıklarının aile kurumunu olumsuz etkilediğini söyleyen Batar, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesini önemli bir adım olarak değerlendirdi; ancak ailenin merkeze alınmasının tek bir yıla sığdırılamayacağını vurguladı.
Toplumsal değişim ve aile örüntüleri
“Toplumsal Değişim ve Aile” sunumunda Prof. Dr. Ünal Şentürk; kentleşme, bireyselleşme, dijitalleşme ve değişen toplumsal rollerin aile kavramını yeniden şekillendirdiğini; boşanma oranlarının yükselmesi, evlilik yaşının gecikmesi ve doğurganlığın düşmesi gibi eğilimlerin bu dönüşümün göstergeleri olduğunu belirtti.
Şentürk, “Yaşam Memnuniyeti Araştırması” 2024 sonuçlarına atıfla mutluluk kaynağı olarak aileyi işaret edenlerin oranının %72,9 olduğunu belirtti. Ayrıca ebeveynlerin kararları birlikte alması ve çocukların teknoloji/dil/bilgiye daha hâkim hale gelmesiyle “çocukerkil”, kadınların iş gücüne katılımının artmasıyla “eşiterkil” aile yapılarının daha görünür hale geldiğini ifade etti.
Aile değerleri ve aktarımı
Prof. Dr. Cihat Yaşaroğlu, ailenin yalnızca bireyleri bir araya getiren bir yapı değil; toplumun ahlaki ve kültürel temelini oluşturan en kıymetli değer olduğunu belirtti. Çocuğun ilk değerleri edindiği yerin aile ortamı olduğunu ve burada en büyük rolün anne-babaya düştüğünü ifade etti.
Yaşaroğlu, dijital medya ve kültürel değişimlerin aile algısını etkilediğini; bu nedenle aile kavramının tanımı üzerinde toplumsal bir mutabakatın önemine dikkat çekti.
Aile ve kadın
Dr. Arzu Bozdağ Tulum, kadının yalnızca ev işleriyle ilgilenen bir birey değil; aile yapısının duygusal, kültürel ve ahlaki mimarı olduğuna değindi. Kadının ev idaresi, duygusal denge kurma, kültürel değerlerin aktarımı ve aile içi karar süreçlerindeki aktif rolüne dikkat çekti.
Tulum; anne-çocuk iletişiminin çocuğun kişilik gelişiminde temel bir role sahip olduğunu, annenin sağladığı duygusal bağın sosyal-duygusal gelişimi doğrudan etkilediğini belirtti. “Anne olarak kadın, çocuğun ilk ve en etkileyici öğretmenidir” değerlendirmesini yaptı.
Çalıştay masaları ve rapor
Programın ikinci oturumunda oluşturulan çalıştay masalarında “Aile, ebeveyn ve çocuk ilişkisi, değerlerin aktarımında ailenin rolü, ailede kadının rolü, sosyo-ekonomik sorunlar açısından aile ve aile içi iletişim” başlıkları uzmanlar eşliğinde ele alındı ve çeşitli öneriler ortaya konuldu. Malatya Kent Konseyi’nden verilen bilgiye göre, çalıştay kapsamında görüş ve önerilerin rapor halinde yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağı belirtildi.